blogs

80'lerin Sonunda, 90'ların Başında Çocuk Olmak...

ufkum tarafından Cmt, 2007-10-27 18:07 tarihinde gönderildi.

Bandıra bandıra ye beni' şarkısını hızlı söylemeye çalıştığınız günler varsa

Rönesans sanatçılarını ilk kez Ninja Kaplubağaların ismi olarak tanıdıysanız

Tele On diye bir kanalı hatırlıyorsanız

Haftasonları çizgi film izlemek için errken kalkmanın ne demek olduğunu biliyorsanız

Şirinler geyiğini arkadaşlarınızla mutlaka çevirdiyseniz (Şirine aslında Gargamel tarafından yapıldı...)

Beğenseniz de beğenmeseniz de tüm çizifilmleri art arda izliyorduysanız

Bir Başka Gece çocukluk hayatınızdaki en görkemli şovsa

Pazar geceleri yıkanma günüyse

Bugün Özel Birgün :)

toreador tarafından Pzt, 2007-06-04 20:12 tarihinde gönderildi.

4 Haziran bu çok değerli müzik adamının doğum günü..İyi ki doğmuş iyi ki bu güzel müziğiyle hayatımıza girmiş..

Eminim çok başarılı olacak,daha çok güzel işler yapacaksın..Biz sevenlerin de senin başarılarının takipçisi olacağız,seninle gurur duyacağız..

Nice mutlu yıllara..Hayatından müzik hiç eksik olmasın..Bundan da şüphem yok zaten..Başarılarının ve mutluluklarının katlanarak artması dileğiyle..

Doğum günün kutlu olsun :)

Apple Zippod

faruk tarafından Paz, 2007-02-25 06:23 tarihinde gönderildi.


Teknolojiyi takip edip, ürünlerle ilgili söylentileri kovalayanlar bilir,

2007 ?

gülşen tarafından Pzt, 2007-01-01 22:58 tarihinde gönderildi.

2007 geldi ne değişecek?
geceden kalma sarhoşluk mu yoksa bünyenin alışık olmadığı fazla uykudanmı bilemiyorum garip bir gün bügün... herzamankinden fazla sorguluyorum olup biteni,daha bi asabiyim bugün,daha bir mutsuz hissediyorum.
herkesin çok heyecanla kutladığı yılbaşı hiçbirşey ifade etmedi yine...
kendimi sorguluyorum,neden böyle?
herkes bu kadar mutluyken ben nasıl böyle olmayı başarabiliyorum? yoksa gördüklerim maskeli insanlarmıydı? fazla mı detaylı düşünüyorum herşeyi yada hayattan beklentilerim herkesin aksine daha mı çok. belkide iyi hissedeceğim gün bugün değildir diyorum ama 25 yılın yarısıda böyle olmazki. bazen oturup bişeyler yazarım ama birsüre sonra onları okuduğumda birşeyi farkediyorum, yazıların %90'ı olumsuzluklar üzerine yazılmış(şimdi olduğu gibi). yani hayatımda hiçmi olumlu birşey yok yada önemseyemeyeceğim kadar çok mu az? mutlu olduğum anları neden beynim bir köşede sıkıştırırken mutsuzluklar,incilmeler,kırgınlıklar ortada dolaşıyor? bütün mutluluklar geçiçide mutsuzluk kalıcımı?

Peki şimdi ne olacak?

faruk tarafından Çar, 2006-12-06 07:20 tarihinde gönderildi.

Bir süredir, işler o kadar yoğunlaştı ki, kendime ayıracak vakit bulamadım. Bir kaç tane web sitesi ve bir jingle benim bütün vakimi aldı. bu işlerden web tasarım olayına çok uzun süre ara vereceğim. yapılması gereken bir çok iş var, parçaların düzenlenmesi, 4.demo hazırlığı. Hatta artık 4.demo, albüm olarak kaydedilecek, ekip youtube'da izlediğiniz ekip. tahminen ocak ortası provalara girilecek ve sonra da kayıtlara. yani aramızda kalsın ama 2007'de dananın kuyruğu kopacak gibi görünüyor. Video klip senaryoları hazır ve onları çekmek isteyen bir ekip var. Ayşegül hanım ile bir fotoğraf seansına daha girilecek. Bu sırada yeni parçalar, grup ile prova edilip tamamlanacak. Yeter ki elimdeki işler bitsin. Çok hızlı bir döneme girilecek bunun ardından.

2 26 istanbul.....

tartuw tarafından Salı, 2006-10-17 01:31 tarihinde gönderildi.

istanbula hayatımda sadece bir kez gittim. tek bi görüş bile insanların bu şehre nasıl kapıldığını, adına kimbilir kaç tane şarkı,şiir yazılmasının nedenini anlayabiliyor.
Ömrüm oldukça gönül tahtına keyfince kurul!

2 . 21

tartuw tarafından Salı, 2006-10-17 01:24 tarihinde gönderildi.

akşamdan sabaha,sabahtan akşama zamanı nası katletsem diye bol radyasyonu göze alarak,sorumluluklarımı unutup, çalışmam gereken kitaplarımı arkama alıp otururken buldum bu siteyi. saat 2 21, son yürüyüşü 5. kez dinleyişim, sözsüz müzik açlığımı gideriyorum en lezzetlisinden hem de...

hoşgeldim..

nutella tarafından Cum, 2006-09-29 03:02 tarihinde gönderildi.

kendini çok yalnız hissettiğin bir zaman adamın biri gelip senin o sağlam gövdene sırtını yaslar ve bir hikaye anlatır. sonra da yapraklarının sesini dinleyip gölgende uyuyakalır. sen onun rüyasını görürsün o da senin hikayeni dinler. paylaşmak için biriktirmek gerekir önce.

teşekkür ederim...

:P

mabell tarafından Per, 2006-09-14 03:45 tarihinde gönderildi.

En derin korkumuz, yetersiz olmamız değildir. En derin korkumuz, ölçülemeyecek kadar güçlü olmamızdır. Bizi en çok korkutan şey karanlığımız değil, ışığımızdır. Kendimize “ben kim oluyorum da çok parlak, muhteşem, yetenekli, şaşırtıcı oluyorum?” diye sorarız. Aslında siz kimsiniz de bunların hiç biri DEĞİLSİNİZ? Siz, tanrının çocuklarısınız. Küçük işlerle oyalanmanız dünyanın bir işine yaramaz. Etrafınızdakiler güvensiz hissetmesin diye kendinizi çekmenin hiçbir zekice tarafı yok. Biz, tanrının içimizdeki pırıltısını açığa çıkarmak üzere dünyaya geldik. Bu pırıltı sadece bazılarımızda değil, her birimizde mevcuttur. Ve biz, ancak kendi ışığımızın parlamasına izin verdikçe, başkalarının da aynı şeyi yapmasına imkan sağlayabiliriz. Biz kendi korkularımızdan kurtulup özgürleştikçe, varlığımız başkalarını da özgürleştirir.

hayat neden bu kadar zor

kafile tarafından Per, 2006-08-31 20:20 tarihinde gönderildi.

hayata atılmak istemiyorum çünkü hazır değilim neolur sanki hep öğrenci kalsam.öğretmen olmakta istemiyorum sadece isyan etmek istiyorum bide çığlık atmak istiyorum yokmu yakınlard bi parti şöyle bi çığlık atıp rahatlasak offf neyse böyle yazmakta rahatlatıyo coook saolun böyle bi yer yaptığınız için

Syndicate content