12 temmuz 2006, Kuruçeşme Arena, yeni Guns n' Roses konseri. Bu haberi aldığım zaman hemen aklımda 26 mayıs 1993 Guns n' Roses konseri anıları canlandı. Ön grup Brian May'di. Bir gece öncesinden stadın oraya yerleşmiş, gitarlarla şarkılarla sabahlamıştık. Konseri en önden ezile ezile izlemiş beynimizin kıvrımlarına bu şahane grubun her hareketini kazımıştık.
Peki 2006'daki konser bize bu anıları yeniden yaşatabilir miydi?
Guns n' Roses'i o günlere getiren ekip, neredeyse tamamen değişmiş, üzerinden asırlar geçmiş, bir döneme çok ciddi imzasını atmış grup, sadece efsanevi Axl Rose'u ile hala aynı tadı verebilir miydi? Bizi 1993'e ışınlayabilir miydi?
Pasaj müzik'ten Delvin Doğrular ve Redd sağ olsun, beni de konsere davet edip vip bölümüne alarak her türlü konforumu sağladılar. Manzaram harikaydı, önümde Şebnem Ferah, bir yanımda Pelin Batu, arkamda Harun Tekin, çaprazımda ünlü müzik yazarı Tolga Akyıldız, ilerlerde bir yerlerde Teoman, yanımda Redd, görüşemedik ama oralarda bir yerlerde de son zamanlarda tanıdığım en iyi yürekli müzik yazarı Oben Budak...
Bu kadar müzik bilen adamlarla beraber bu konseri izlemek çok daha eğlenceli olacaktır diye düşündüm. Ön grup olarak 4lyn adında bir grup çıktı. Her parça arasında birazdan Axl Rose gelecek, bir parça daha çalıyoruz, sitemizi ziyaret etmeyi unutmayın diyen, seyirciyle rahat ilişki kuran bir solistleri olan bir gruptu bu. Ses sistemi kadarı ile anladığım çok çok da sert olmasa da parçalarını bilmediğimiz için pek yanıt veremediğimiz bir tecrübe yaşadık.
Derken beklenen an geldi, welcome to the jungle'ın introsu ile oturanlar ayaklandı, tüylerim diken diken oldu.
Axl Rose'u gördüm, çocukluğuma döndüm, mutlu oldum, bir süre Axl Rose'un hatıralarının büyüsünde savruldum, sonra bir parçanın solosu sırasında yanlış bir şeyler duyarak ayıldım, grup elemanlarına bakmaya başladım, onları incelemeye aldım. tavırları, aşırı bir rockstar hareketleri, kendimi onların yerine koydum, Axl Rose'un gitaristi olsam neler yapardım diye düşündüm. Aynı şeyleri yapabilirdim dedim kendime. Konseri izlemeye devam ettim. Patience ve Nightrain'de kendimden geçtiğimi hissettim, fakat yine o gitaristler beni tatlı rüyamdan uyandırdı, Axl Rose'un verdiği kanatları gitaristler tuttu ve beni aşağı çektiler.
Parçalı bulutlu olsa da geçmişe gidip gelebilmeyi başardım, neredeyse tüm lise arkadaşlarım telefon etti, bir çoğuna da ben telefon ettim, birazdan derse girecektik sanki. Lisedeydik. Çok güzeldi hatıraların canlanışı.
Her ne kadar gerçek Guns n' Roses'i çok arattıysa da, sebep güzeldi.
Geçmişten bahsetmişken, işte eskiden odamın duvarları böyleydi. Bu gece Guns'ı anma gecem olması şerefine, paylaşayım kendilerini.
Hatta bu Guns n' Roses aşkını ifade edebilmek için de huzurlarınızda hiç gidilmemiş bir Bon Jovi bileti ile ortasında gidilip, biraz sonra çıkılmış Metallica biletim.
Nostalji her zaman böyle sevilesi, haylaz bir şey olsa ya...










Cum, 2006-07-14 00:03
Mümkün olabilse kendilerine şunu izletebilseydik. Lakin Axl kızabilir, en son kendisine Slash nerede diyene enteresan bir cevap vermişti.
Yorum göndermek için Giriş yapın ya da Kayıt olun »